21 Mayıs Dünya Süt Günü nedeniyle 75. Yıl İlköğretim Okulunda yapılan etkinlikte süt bilincinin aşılanmasının temel alındığını söyleyen Abdulbaki ŞAHİN; ”Ülkemizde kişi başına günlük süt tüketiminin 20 kg gelişmiş batı ülkelerinde ise 70 kg olduğunu bu tüketim oranının artırılması gerektiğini bunun için de bu günlerin önem arz ettiğini belirterek, ülkemizde Süt hayvancılığının da özendirilmesi için çalışmaların devam ettiğini söyledi.

“ÇOCUKLARIMIZA SÜT İÇİMİ ÖZENDİRİLMELİ”

Ülkemizde sütün sudan bile ucuz olduğunu söyleyen ŞAHİN, “Bizler üretici adına süt fiyatlarının düşmesini istemiyoruz. Zaten litre başına verilen süt desteği bunu gözetiyor. Birlikler vasıtası ile bu destekleri üreticilerimiz alabiliyor. Sağlıklı bir nesiller için sağlıklı bireyler süt tüketmelidir. Süt tüketim alışkanlığını çocuklarımıza mutlaka aşılamalıyız. Çocuklarımıza süt içimi özendirilmelidir” dedi ve şöyle devam etti;
Süt tarımsal üretim ve insan beslenmesi açısından son derece stratejik ve vazgeçilmez bir üründür. Gelişmiş ülkelerde kişi başına süt tüketimi yılık 250-300 lt arasında değişirken ülkemizde bu rakam ortalama 130-140 lt ile sınırlı kalmaktadır. Sanayide işlenen sütün miktarı ise; toplam üretimin yüzde 40’ı civarında bulunmaktadır. Bundan en önemli faktörler süt üretimindeki sorunlar, kayıt dışılık ve süt tüketiminin özendirilmemiş olmasıdır dedi.

Abdulbaki ŞAHİN; Üretimin bilinçli olmaması ve ahır hijyeninin sağlanmaması nedeni ile çiğ sütlerimizin mikrobiyal yükü fazladır. Bu durum işlenmiş süt üretiminde kaliteyi olumsuz etkilediği gibi, tüketici sağlığı açısından da risk oluşturmakta ve süt ürünlerinin ihracat şansını da kısıtlamaktadır. Pastörize ve sterilize sütlerin sağlığa zararlı, koruyucu madde içerdiği yönündeki yanlış inançlar ve bilgiler nedeni ile tüketicilerimiz sokak sütü diye tabir edilen açık sütü tüketmeyi tercih etmektedirler. Oysa sokak sütleri çevresel etmenler yem, taşındığı kaplar, sağıcıların ellerinde ve sağım makineleri gibi çeşitli kaynaktan aldığı fiziki ve kimyevi zararlı maddeleri bünyesinde barındırmakta hiçbir teknolojik işlem uygulanmadan satışa çıktığından zararlı mikroorganizmaların üremesine uygun ortam yaratmaktadır.

Sokak sütlerinde bozulmalarını önlemek için süte yasak olan kimyasallar katılmakta, evde kaynatma işlemi sırasında sütte bulunan bütün besin öğeleri zarar görmektedir. Halk Sağlığı ile yakın ilişkili olan Gıda ve Tarım sektörleri, tasarruf tedbirlerinin uygulanamayacağı stratejik sektörlerdir. Kontrol ve denetim etkinliği kayıt dışılığın önlenmesi, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketiciye kaliteli, ucuz, güvenilir ürünlerin sağlanması Bakanlığımızın en önemli hedefleri arasındadır dedi.

Çünkü toplumun ve onu oluşturan bireylerin sağlıklı, güçlü olarak yaşaması, ekonomik sosyal yönden gelişmesi ve refah düzeyinin artmasında dengeli beslenmenin rolü çok büyüktür. Sütte insanın dengeli beslenebilmesi için en önemli besin maddelerinden biridir.

Sütün içeriğindeki kalsiyumu; süt ve süt ürünleri tüketilmeden alınması mümkün değildir. Kalsiyum tüketimi ile kemik gelişimi ve yoğunluğu arasında sıkı bir ilişki vardır. Süt ve süt ürünleri kemik yoğunluğunun en üst noktaya ulaştığı yirmili yaşlara kadar tüketilmesi kemik yoğunluğunun artmasına neden olduğu gibi, ilerleyen yaşlarda da osteoporoz (kemik erimesi) dediğimiz hastalığın oluşumu önlenmektedir.
Her yaş grubunun günde en az iki bardak süt veya süt ürünleri tüketmesi gerekmektedir. Bu sebeple günde bir bardak süt içen çocuk protein ihtiyacının %35’ini kalsiyum ihtiyacının %52’ sini B12 vitamin ihtiyacının %98’ini karşılayabilmektedir. Bu nedenle bu değerli besin maddesinin tüketiminin artırılması ve özellikle hayatımız boyunca sahip olduğumuz alışkanlıkların edinildiği en önemli dönem olan çocukluk ve gençlik dönemlerinde sağlıklı süt içme alışkanlığının kazanılması çok önemlidir. Güçlü bir Türkiye ve sağlıklı nesiller için Güvenli süt daha fazla tüketelim SÜT İÇELİM SÜT İÇİRELİM. Hepinize sağlıklı mutlu günler diliyorum ve teşekkür ediyorum" dedi. |